Tarih: 28.12.2025
Yazar: Esra Yurtseven
Editör: Umut Bağdadioğlu
Dış güvenlik tehdidi yalnızca askeri bir unsur değil aynı zamanda algısal ve psikolojik bir inşadır. İnsan zihni doğası gereği belirsizliğe karşı düşük toleranslıdır, tehdit algısı bireyin zihninde çeşitli etkilere sahiptir; bu etkilerden olan korku, belirsizlik intoleransı yaratarak bireylerin komplike sebepler yerine basit açıklamaları tercih etmelerine neden olup bilişsel sadeleşme ihtiyacı doğurmaktadır. Bu ihtiyaç aynı zamanda güçlü otorite figürlerine ve “korunma” vaatlerine yönelebilmektedir. Venezuela'nın mevcut durumu, psikolojik unsurların dış güvenlik tehditlerinin iç politikada nasıl algılandığını etkileyen rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu bağlamda dış güvenlik tehditlerinin iç politikaya etkisi, yalnızca kurumsal kararlar üzerinden değil, bireylerin algısal ve duygusal süreçleri üzerinden de okunmalıdır.
Venezuela, ABD'nin uyguladığı yaptırımları, diplomatik yalnızlığı ve askeri güç tehditlerini sadece finansal ve stratejik tehlikeler olarak değil, aynı zamanda “ulusal varlığa yapılan bir saldırı” olarak değerlendirmektedir. Maduro hükümeti, bu dış baskıyı iç kamuya yansıtmak için güvenlikleştirme dilini kullanarak “kuşatma altında” olduğu duygusunu pekiştirmekte ve böylece sıkı yönetim önlemlerini meşrulaştırmaktadır. Bu durum, ekonomik zorluklar, sosyal hizmetlerin kaybı ve siyasi baskılar gibi hükümetin yol açtığı yapısal sorunları dış müdahalenin kaçınılmaz bir sonucu olarak sunarak halkın yabancı tehditleri suçlamasına yol açmaktadır. Venezuela'daki dış güvenlik tehdidi, bir dış politika meselesi olmanın yanı sıra halkın korku, belirsizlik ve güvenlik arzusuyla yönlendirilen bir iç siyaset kontrol mekanizmasına dönüşmüştür.
Araştırmalara göre, sürekli tehdit söylemi kronik stresi artırmaktadır. Kronik stres, risk algısını bozan bir unsur olmakla birlikte birey üzerinde “güçlü lider” tercihini artırabilmektedir. Bu tercih durumu daha güvenlikçi, cezalandırıcı ve otoriter politikaları daha kabul edilebilir kılmaktadır. Venezüelaya uygulanan sürekli yaptırım, abluka ve dış saldırı söylemleri toplumda kalıcı alarm haline neden olmakta ve rasyonel politik tartışmayı zayıflatan bir etken haline gelmektedir. Tehdit algısının kolektif etkisi bireysel etkisinden daha fazladır, Venezüela örneğinde görüldüğü üzere mevcut kutuplaşmayı derinleştirmekte ve eleştirinin ihanet olarak algılanmasına sebebiyet vermektedir. Hükümet, muhalefeti dış güçlerle ilişkilendirerek kendi politikalarını psikolojik düzeyde daha meşru göstermektedir, bu durumda da güvenlik mi demokrasi mi ikilemi ortaya çıkmaktadır.
Tehdit ortamında baskı, insan zihni tarafından her zaman olumsuz bir pratik olarak değil,belirli koşullar altında ‘gerekli’ ve ‘kaçınılmaz’ bir önlem olarak algılanabilmektedir. Beyin düzeyinde korku yaratan tehdit, toplum düzeyinde ise belirsizlik yaratarak siyasal düzeydeki kriz anlatısını birleştirir. Olağanüstü önlemler alınmasını meşrulaştırırken ifade özgürlüğü kısıtlamları, protesto baskısı, medya kontrolü gibi unsurlar görünür hale gelmektedir. Tüm bu kısıtlamalar ve baskılar ise “güvenliği sağlama” gerekçesiyle sunulabilmektedir. Venezuela örneğinde de bu durumun bir benzeri incelenebilir, dış baskı arttıkça içerdeki güvenlikçi söylem pekişmektedir; rejim ise baskıyı bir savunma refleksi olarak sunmaktadır.
Venezuela’nın dış güvenlik tehdidi nöropsikolojik korku tepkileri ile politikanın aynı anda çalıştığı bir örnek sunmaktadır. Dış güvenlik baskısı, rejimi otomatik olarak zayıflatmaktan ziyade, toplumsal algılar ve duygular üzerinden işleyen bir süreci tetikler; bu süreç bazı bağlamlarda itaat ve uyumu artırırken, bazı bağlamlarda direniş ve çözülmeye de yol açabilir. Güvenlik politikaları yalnızca devletleri değil aynı zamanda zihinleri hedef almaktadır. Bu nedenle dış güvenlik tehdidi, yalnızca sınırları ve politikaları değil; algıyı, duyguları ve siyasal bağlılığı yeniden şekillendiren çok katmanlı bir güç olarak değerlendirilmelidir.
Kaynakça
Buzan, B., Wæver, O., & de Wilde, J. (1998). Security: A New Framework for
Analysis.
Huddy, L., Sears, D. O., & Levy, J. S. (2013). The Oxford Handbook of Political
Psychology.
Jervis, R. (1976). Perception and Misperception in International Politics.
LeDoux, J. (1996). The Emotional Brain.
Sapolsky, R. (2017). Behave.
Hetherington, M. J., & Suhay, E. (2011). Authoritarianism and threat.