COP30, Paris Anlaşması’nın “hedef koyma” evresinden “uygulama” evresine geçildiğini siyasi olarak ilan etti. Belém’de kabul edilen Global Mutirão kararı, özellikle iklim finansmanının ölçeklendirilmesi, kayıp ve zarar fonunun operasyonelleştirilmesi ve Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) yatırım planlarıyla desteklenmesi başlıklarını ön plana çıkardı. Ancak azaltım ambisyonu ve fosil yakıtlardan çıkışa dair net yol haritaları konusunda sınırlı ilerleme kaydedildiği yönündeki eleştiriler, COP31 üzerindeki siyasi baskıyı artırmış durumda. Bu tablo, COP31’i iklim yönetişiminin geleceği açısından kritik bir dönemeç haline getirdi.
Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığı altında; Avustralya’nın müzakerelerde özel yetkili rol üstlendiği daha önce denenmemiş bir yönetişim modeliyle gerçekleşecek. Türkiye’den seçilecek COP31 Başkanı, Avustralya’dan bir temsilciyi “Müzakereler Başkanı” olarak atayacak ve müzakere metinleri üzerinde münhasır yetki devredecek. Türkiye ise ev sahibi sorumluluklarının yanı sıra COP31 Eylem Gündemi’ni yürütecek. Bu model görev paylaşımı açısından avantaj sunsa da, koordinasyon ve siyasi uyum açısından dikkatli yönetilmesi gereken bir yapı ortaya çıkarıyor.
Türkiye açısından COP31 yalnızca bir organizasyon başarısı değil, aynı zamanda küresel anlamda konumunu yeniden tanımlama fırsatı olacaktır . Akdeniz havzası iklim değişikliğine karşı en kırılgan bölgelerden biri. Aynı zamanda barış diplomasisinde aktif rol oynayan Türkiye, iklim alanında da güven inşa eden bir aktör olabilir. Bugün dünyada hem kuzey–güney hem de doğu–batı ekseninde eş zamanlı temas kurabilen ülke sayısı sınırlıdır. Türkiye bu konumunu iklim diplomasisine yansıtabilirse, COP31 yalnızca bir zirve olarak kalmaz , küresel iklim yönetişiminin gerçekten uygulamaya geçtiği somut bir adım olarak tarihe geçebilir.
Son hazırlık toplantılarında Türkiye’nin yönetim kapasitesini test eden önemli adımlar oldu. İstanbul’daki ilk stratejik buluşmada UNFCCC Sekreteryası ve Avustralya temsilcileriyle temas sağlandı. Ankara’daki sivil toplum istişaresinde ise COP31 vizyonu Sayın Kurum tarafından “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” çerçevesinde tanımlandı. Burada verilen temel mesaj aslında net Artık mesele yalnızca yeni hedefler açıklamak değil, mevcut hedefleri sahaya indirmek ve uygulamayı hızlandırmak. Bu nedenle özellikle iklimden en çok zarar gören ülkeler ve az gelişmiş ülkeler tarafından COP31’den beklenti oldukça yüksek .
COP 31’de bizi bekleyecek gündem açısından bakıldığında, COP31’in merkezinde iklim finansmanı yer alacak. COP30’da 2035’e kadar yıllık 1,3 trilyon dolar ölçeğine ulaşma çağrısı ve 300 milyar dolarlık mobilizasyon hattı ortaya kondu. Ancak bu rakamlar tek başına yeterli değil; asıl mesele bu finansmanın nasıl, kimlere ve hangi koşullarla ulaşacağı. Antalya’da finansmana erişim, uygun koşullu kredi mekanizmaları, borç sürdürülebilirliği ve kamu–özel iş birliği modelleri detaylı biçimde tartışılacak. Kayıp ve Zarar Fonu’nun doğrudan erişim imkânlarının güçlendirilmesi ve bürokratik engellerin azaltılması da bu çerçevenin parçası olacak. Uyum tarafında ise Belém’de kabul edilen göstergelerin sahada nasıl uygulanacağı ve bu göstergelerin finansmanla nasıl ilişkilendirileceği gündeme gelecek.
Tam da bu noktada COP31’in en zor sınavı ortaya çıkıyor. Finansman tartışması, azaltım politikalarından bağımsız değil. COP30’da azaltım vurgusu güçlenmiş olsa da, fosil yakıtlardan çıkışa dair somut bir takvim ortaya konmadı. Antalya’da kömür ve petrol yatırımlarının nasıl azaltılacağı, karbon fiyatlandırma araçlarının nasıl güçlendirileceği ve piyasa mekanizmalarının güvenilirliğinin nasıl sağlanacağı yeniden gündeme gelecek. Kuzey–güney finansman gerilimi de yalnızca para miktarı üzerinden değil, kimin ne kadar sorumluluk üstleneceği ve iklim krizinin yükünün nasıl paylaşılacağı üzerinden tartışılacak. Dolayısıyla COP31’de finansman, uyum ve azaltım başlıkları birbirinden ayrı değil tam tersine, aynı siyasi denklemin farklı yüzleri olarak masaya yatırılacak.
KAYNAKÇA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2025, Kasım 22). COP31’in dönem başkanı da ev sahibi de Türkiye oldu. https://csb.gov.tr/haberler/cop31-in-donem-baskani-da-ev-sahibi-de-turkiye-oldu-302250
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2025). COP31’de artık söz değil eylem zamanı diyeceğiz. https://csb.gov.tr/haberler/cop31-de-artik-soz-degil-eylem-zamani-diyecegiz-303995
Anadolu Ajansı. (2026, Şubat 12). Bakan Kurum: “Söz değil, eylem zamanı”. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/bakan-kurum-soz-degil-eylem-zamani/3828455
Carbon Brief. (2025). COP30: Key outcomes agreed at the UN climate talks in Belém. https://www.carbonbrief.org/cop30-key-outcomes-agreed-at-the-un-climate-talks-in-belem/
United Nations Framework Convention on Climate Change. (2025a). Global Mutirão (Decision -/CMA.7). https://unfccc.int/sites/default/files/resource/Mutir%C3%A3o_cop30.pdf
United Nations Framework Convention on Climate Change. (2025e). Türkiye–Avustralya ortak başkanlık modaliteleri. https://unfccc.int/sites/default/files/resource/20251121_COP31_Presidency_ModalitiesCLEAN-AGREED.pdf
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2026, 12 Şubat). İstanbul’daki COP31 başlangıç toplantısı tamamlandı. https://csb.gov.tr/haberler/istanbul-daki-cop31-baslangic-toplantisi-tamamlandi303858
WWF Türkiye. (2025, 5 Aralık). COP30 Belém: Küresel iklim yönetişiminde yeni arayışlar. https://www.wwf.org.tr/?16780/cop30-belem-kuresel-iklim-yonetisiminde-yeni-arayislar
Öneri Yazılar