Ana Sayfa > Yayınlar > Afrika > Afrika Boynuzu: Mısır-Etiyopya Rekabeti, Somali'nin Egemenliği ve Türkiye'nin Dengeleyici Rolü
Kardelen Abanlı, DSÖK için yazdı.
2024 yılında, Afrika Boynuzu, su güvenliği, egemenlik hakları ve denize erişim stratejileriyle şekillenen çok katmanlı bir güç mücadelesine tanık olmaktadır. Bu jeopolitik krizin temeli, deniz erişimi arayışındaki Etiyopya ile Somali'nin bir parçası olan Somaliland arasında imzalanan tartışmalı bir liman kiralama anlaşmasına dayanmaktadır. Somali merkezi hükümeti tarafından egemenlik ihlali olarak nitelendirilen bu hamle, Nil Nehri üzerindeki Büyük Rönesans Barajı (GERD) krizi nedeni ile Etiyopya ile uzun süredir gerilim yaşayan Mısır için stratejik bir fırsat yaratmıştır.
Kahire ve Mogadişu arasında 14 Ağustos 2024 tarihinde imzalanan kapsamlı askeri işbirliği protokolü, Mısır'ın Somali'ye asker gönderme ve askeri teçhizat sevkiyatı planlarını da beraberinde getirerek bölgedeki askeri dengeyi sarstı. Bu hamleyle Mısır, hem Etiyopya'yı kendi "arka bahçesinde" kuşatarak Nil suları müzakerelerindeki elini güçlendirmeyi, hem de Süveyş Kanalı'nın güvenliği için kritik önem taşıyan Kızıldeniz hattındaki etkisini artırmayı hedefliyor.
Bu gergin denklemde Türkiye, Mısır'ın sert güç odaklı askeri müdahalesi ile Etiyopya'nın yayılmacı hamleleri arasında "dengeleyici ve garantör" bir rol üstlenerek benzersiz olan bir üçüncü yol inşa ediyor. Şubat 2024'te Somali ile imzalanan "Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması" ile Türkiye, Somali karasularının güvenliğini ve Somali deniz kuvvetlerinin modernizasyonunu üstlendi. Ancak Ankara'nın yaklaşımı, doğrudan askeri müdahaleye odaklanan Mısır stratejisinin aksine, eş zamanlı bir "Ankara Süreci" aracılığı ile diplomatik bir çözüm arayışını da içeriyor.
Somali'nin toprak bütünlüğünü savunurken, Türkiye aynı zamanda Etiyopya ile sürdürdüğü ilişkiler sayesinde tarafları müzakere masasında tutmaya çalışarak bölgedeki düşük yoğunluklu çatışmaların topyekûn bir savaşa dönüşmesini engelleyen bir emniyet şeridi görevi görüyor. Sonuç olarak, bölge Etiyopya'nın "denize erişim" ihtiyacı ile Somali'nin "egemenlik ve toprak bütünlüğü" konusundaki ısrarı arasında derin bir uçurumla karşı karşıya. Mısır'ın askeri varlığı gerilimi artırırken, Türkiye'nin denizaşırı üs kapasitesi ve arabuluculuk faaliyetleri, küresel ticaret yollarını ve bölgesel istikrarı korumaya çalışan bir "istikrar adası" yaratma çabasını temsil ediyor. Bölgedeki bu jeopolitik satranç tahtasında, tarafların stratejik çıkarları ile uluslararası hukuka dayalı bir çözüm arayışı arasındaki bu hassas denge, Afrika Boynuzu'nun geleceğini belirleyecek en önemli faktör haline geldi.
KAYNAKÇA
Öneri Yazılar